Yusuf ALİOĞLU Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
Yazı Detayı
03 Aralık 2025 - Çarşamba 08:13 Bu yazı 2066 kez okundu
 
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
Yusuf ALİOĞLU
 
 

Farklı parmak izi ya da göz retinası ile her insan, özgün bir kültür ve düşünce coğrafyasıdır.

 

Duyup görebilen, çevreyi tarayabilen, kısacası okuma yapabilen her birey kendi evreninde bir hikâye yazma, bir eser bırakma, anılmaya değer bir varlık olma mücadelesi verebilir.

 

Bu imkânı özgün kalıplar üzerinden kalıcı estetiğe dönüştüren ve sonraki zamanlara arkeolojik bir değer bırakan insanlar, ‘Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş’ diyen şair misali kendi imzaları ile ayrılırlar bu dünyadan.

 

Kanaatimce, ‘Bu dağlar kömürdendir / geçen gün ömürdendir’ diyebilen bilinç yüklü her akıl sahibi bu endişe ve onun beslediği emekle göçmüştür fâni alemden.

 

Ve yine kanaatimce vicdanına yabancılaşmamış her insan, anılmaya değer olma adına yeteneklerini yüce bir gaye için seferber etmiş ve kozmik düzendeki mümtaz yerini almıştır.

 

Zaman, bu çoğulcu koronun evrene serpilmiş sayısız hakikati ve sırrı anlamasının ve düşünce dizgesindeki makul halkaya eklemesinin şahididir.

 

Tarihin yüz akı şahsiyetlerinin bu inanç yüklü eylemlerine baktığımızda;

 

Bazıları hayatı bir şiirle özetler.

 

Bazıları insanlığa bir tiyatro metni, bir film şeridi, bir yağlı boya portresi hediye eder.

 

Bazıları bir nağme demeti ile kulakların ve kalplerin derununa misafir olur.

 

Bazıları bütün bir ömrünü ötekini anlamaya hasreder.

 

Bazıları yeryüzünün omuzlarında anlam kurucu hedeflerle gezinir de ibret almayı ve tarihin izlerini sürmeyi öğretir.

 

Bazıları sürekli araştırma ve öğrenme ahlakıyla bir örneklik bırakır.

 

Bilgece sözler ile durumu hülasa eden örnekler bu konuda serlevha gibidir.

 

İyiyi, güzeli, doğruyu ve adil olanı haykıran Latince, Hintçe, Yunanca, Arapça, Sankritçe, Farsça ibareler göğümüzün yıldızlarına dönüşür.

 

Aşklara, hayallere ve hüzünlere dair notlar yol haritası gibidir mesela. Şakuntala, Baharistan, ya da Şehname bu güzergahın romantik sahneleri; Romeo ve Juliet, Tristan ve Isolde ya da Anna Karanina da bu istikametteki çarpıcı hikayelerdir.

 

Bazıları kelimelerden ve seslerden gönül sarayları, sevgi kuleleri, muhabbet deryaları ya da Cahit Sıtkı misali ‘gece bahçelerinde olgun yıldızlar’[1] yapar.

 

Bazıları paylaşır, hem de ihtiyaçtan arta kalan her şeyi.

 

Bazıları, ‘bu fani alem için beklentiye giren kalbime de kırgınım’ inceliği ile insanın mülkiyet tutkusu ve bencilliği karşısında kalbinin eğilimlerine mesafe koymayı öğretir.

 

Bazıları emeğinden gayrısından uzak durarak bir kahramana dönüşür.

 

Bazıları ikonik bir eser düşler ve mermerden bir kütüphane ile çağlar öncesinden seslenir yeni olan tüm zamanlara.[2]

 

Bazıları bakışarak, bazıları ‘sükûtu seçtim ama hiç susmadım’[3] diyerek, bazıları da zalim sultana karşı hakkı kuşanarak[4] hoş sadânın isyan tohumlarını eker arzın göğsüne.

 

Bazıları, ‘Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz’[5]derken bazıları ‘Söyleyeceklerim için bir ömür yetmez’ der. Bazıları “Bende sığar iki cihân, ben bu cihâna sığmazam / Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam"[6] derken bazıları da Sokrates gibi ‘Ben bir at sineğiyim, rahatsız etmeye geldim’ diyerek birer çentik atar tarihe.

 

Bazıları ‘tenkit ibadettir’[7] diyerek bazıları da şüpheyi önererek doğru bilgiye ulaşma konusunda yöntem sunar.   

 

Bazılarının gülüşü, ağlayışı, hıçkırığı özgün birer renktir; paragraflarımıza yerleştirilmiş sokak lambaları gibidir onlar. Cümlelerimizi, kelimelerimizi aydınlatırlar; bizde saklı olan bizi gösterirler her birimize.

 

Bazıları ‘Vita brevis, ars longa’[8] der ve neye yoğunlaşmalı sorusuna rehberlik eder.

 

Bazıları tohumladığımız harflere can suyu olur.

 

Bazıları kaskatı kesilmiş kalplere tebessüm etmeyi hatırlatır.

 

Bazıları bir çiçeğe dokunmanın edebini, bir hayvanı okşamanın merhametini öğreten bahtiyarlardır.

 

Bazılarının bulutsuz gökyüzü ya da buğusuz aynalar gibi net, berrak, pırıl pırıl ışıldayan cümleleri vardır. Varlıkları boyut katar eşyaya. Saçtıkları bereket tohumları ile münbit yarınları müjdelerler.

 

Bazıları kaygıyı, endişeyi, gamı, kederi taşır yakalarında birer rozet gibi. Bazıları da nilüfer yapraklarıyla örtünmüş göl kenarında, asude bir akşamın tülden ince iklimi kadar sakin ve huzurludur. Şairin deyişiyle ‘Sükût Sûretinde’dirler.

 

Bazılarının dudaklarında aşina kelimeler sınırları aşar ve bin bir rayiha ile yeniden biçimlenir.

 

Saatlere ya da mevsimlere, yağmura yahut borana dönüşen insanlar vardır. Acının ve kahkahanın, teslimiyetin ve başkaldırının sağlı sollu tutamakları gibidir onlar…

 

Evet! Her hayat tecrübesi kendi özgünlüğünde hoş bir sadâ imkanıdır.

 

Görünen ve görünmeyen iktidarlar karşısında var oluşunu değersizleştirmemek için ömrünü imar eden her duruş, kubbemizde ışıldayan birer hoş sadâ avizesidir.

 

Gök kubbemizdeki cümle hoş sadâya selam olsun.

 

[1] Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş, ‘Gece Bahçelerinde’ Can Yayınları.

[2] Celcus Kütüphanesi, Efes.

[3] Nuri Pakdil, Sükut Sûretinde, Edebiyat Dergisi Yayınları, 2014.

[4] ‘En büyük cihad, zalim sultana karşı adaleti haykırmaktır.’ Tirmizi

[5] Ziya Osman Saba, Geçen Zaman, Rabbim Nihayet Sana, Varlık Yayınları.

[6] Seyyid Nesimi, Gazel.

[7] Metin Önal Mengüşoğlu: Bilge Terzi Mehmet Said Çekmegil. Okur Kitaplığı, 2015.

[8] Hipokrat, ‘Hayat kısa, sanat uzundur.’

 
Etiketler: Selam, Olsun, Kubbede, Hoş, Sadâ, Bırakanlara,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
358 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
1353 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
1380 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
2769 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
1952 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
2839 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2089 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6021 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
1644 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
1779 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4039 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3387 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3129 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
3578 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
2707 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
2447 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
3385 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3034 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
2480 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
2652 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3098 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2284 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
2458 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2272 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
2559 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3036 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
4446 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3100 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
3790 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
3721 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
4966 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3219 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4093 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
3782 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
3885 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
3563 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
3568 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
3935 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
5463 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8009 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6057 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
6992 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
4874 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
6713 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
5591 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
5741 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
5988 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
4908 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
4472 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6012 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
13912 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
3909 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4252 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
4427 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4279 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
4520 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
4666 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
5877 Okunma.
Haber Yazılımı