Yusuf ALİOĞLU ‘Ey kötülük!’
Yazı Detayı
21 Haziran 2022 - Salı 15:08 Bu yazı 3745 kez okundu
 
‘Ey kötülük!’
Yusuf ALİOĞLU
 
 

Çakal sürüsü gibiydiniz. Böcek türleri kadar, çöldeki kumlar kadar sayınız vardı. Çekirge sürüleri gibi daldınız bağımıza, bahçemize. Dik Yamaçlardan, sivri kayalıklardan üzerimize oluk oluk aktınız. Mızraklarınıza taktığınız zulüm sözleşmeleriniz ile sırtınızı birbirinize yasladınız.  Kötülüğün örgütlü gücünden aldığınız meşruiyet ile atlarınızın nallarına ‘mühlet çivileri' çaktınız.

 

Susamış toprak çatlaklarında, küflenmiş yemek atıklarında, nemlenmiş bodrum katlarında büyüdünüz. Ara dönemlerin, fetretlerin, puslu zamanların yetmesi oldunuz. Gözyaşını kahkaha ile, sefaleti şımarıklık ile, metaneti yalakalık ile kardınız.

 

Düğümlere üfürdünüz eşler boşandı. Karanlığı beslediniz babalar işsiz kaldı. Dijital düğmelere bastınız açlık oyunları başladı. Leş kokusu sinmişti her yanınıza. Hırıltılarınız kanlıydı, homurtularınız geceden karanlık. Loş ışıklı bir salonda, ağzı, gözü, kulağı siyah bantlı adamlara maharetlerinizi gösterdiğiniz sahnedeydiniz. 'Bakmam bakılırım, dinlemem dinlenirim' diye şişindikçe şişiniyordunuz. Her perdede farklı bir karaktersizdiniz. Sağınızla, solunuzla aynı tornadan çıkmış kütükler gibiydiniz. Vitrin dolgusu mankenler gibiydiniz, ruhsuzdunuz.

 

Ticaret sizden sorulurdu, siyasetin kalbi otağınızda atardı, sanat sizin mahallenin iştigali, devrim sizin lügatınızın kelimesi ve zamanı kokutan fetvalar sadece sizin eserinizdi. Salya sümük daldığınız her zemini kendinize benzettiniz. Nice kadim kelime ağzınızda değersizleşti, nice kutlu söz söylevlerinizde kimliğini kaybetmiş iskelete dönüştü.

 

Sivil toplum dediniz militarizmi canlandırdınız, özgürlük dediniz zincirler pazarladınız, muhafazakarlık dediniz hafızadaki son kelimeye kadar işgal yaşattınız, hukuk dediniz esaslı kuşatmalar tahkim ettiniz, emekçi dediniz köleliği dirilttiniz, millet diyerek oy depoları, halk diyerek rengarenk faşizmler yarattınız.

 

Tayin ve atamaları siz yapardınız. Sosyal medyada linç ihaleleri sizin çocukların işiydi. İşe siz alır, işten siz atar, işten atılanları siz savunur, işten atılanları savunanları mahkemeye siz verirdiniz. ‘Adam harcanacak, harca’ komutunu en iyi siz ezberlemiştiniz. Her yanınız allem kallem. Her yanınız tutarsız mutarsız.

 

En güzel camiyi siz inşa ettiniz, en iyi orucu siz tuttunuz, huşu içindeki namazları bir tek siz kıldınız. En güzel devrim selamını siz verdiniz. En muhteşem bıyık sizin eserinizdi. Parmaklarla çizilen ideoloji kılıflı şekiller sizde icat oldu. Bayraklar, marşlar, savaşlar sizin distribütörlüğe bağlıydı. Sazın teline bir tek siz dokunabilirdiniz. Sizin milletiniz necipti gerisi laf-ı güzaf. Fırkay-ı naciye sizdiniz. Nuh’un gemisine sizden alınan icazetle binilirdi. Sizin coğrafyanız cennetti, gerisi cehennemden yansıma. Eşitlik sizden sorulurdu, paylaşım diğer adınızdı. Başkan sizdiniz, abi sizdiniz. En iyi çözümlemeyi siz yapardınız. En iyi istihareye siz yatardınız. Kelle-i şedidiniz yoksa bir resimde Van Gogh imzası olsa ne yazardı.

 

Oturdunuz kalkmak bilmediniz, kalktınız oturmalarınız unutuldu.

 

Okyanus ötesi savaşları siz planladınız, toplama kampları sizin projeniz, mültecilerin etinden, sütünden, yağından hunharca beslendiniz. Parti listelerini en iyi siz ayarladınız, dernek üyelerini en iyi siz seçtiniz. ‘Efradını cami, ağyarını mani’ deyimi tarihte ilk kez sizinle popülerleşti. Yardımcı vekili oldunuz, ne yardımınız ne vekaletiniz görüldü.

 

Fırsatçılığınız ve uyanıklığınız bir nesli fesada uğrattı, ama siz ‘gençlik’ bozuldu dediniz. Komploculukta zirve yaptınız ama ‘komplo teorilerinin kendisi de bir komplodur’ diyerek işi sulandırdınız. Liyakatsizliğiniz ve ehliyetsizliğiniz hayatın tadını kaçırdı ama siz ısrarla ve sadece tek adres ile oyaladınız. Gün oldu Moskova nasibini aldı çatallı dilinizden, gün oldu New York, Paris, Küba, Tahran içti bu baldıran kupasından.  Adem’in çocukları, İblis’in mühlet istiaresinden mülhem sanal alemde sörf yaparken siz büyük anlatılar ile konuşmaya devam ettiniz.

 

Akışkan hayatın içinde civa gibi aktınız gece kulüplerine, eğlence mekanlarına. Ne sağınızdaki ne de solunuzdaki değerleriniz sizi dizginleyemedi. Hem, sağ sol neydi ki? Varsa yoksa izafiyet esastı.

 

Astığınız resimler size somurtarak bakıyordu. Mesela o sakallı yaşlı amca. Ya da ‘sizi rabbime şikayet edeceğim’ diyen o kız çocuğu. Çektiğiniz tespihler zindanınızdan çıkış virdleri tekrarlıyordu; seccadeyse bütün izzeti ve şerefi ile yüzünüze tüküreceği günü bekliyordu. Tükettiğiniz zamanlar, oturduğunuz sandalyeler, arkasına geçtiğiniz masalar hicaz makamında 'imdat' melodileri ile inliyordu.

 

Gazeteleriniz sizin gibi badanalı. Kadrolarınız omurgasız. Tenkit kültürü unutulmuş kadim bir değer. Çok seslilik, en büyük örgütünüzden en küçüğüne hoş bir sada sadece. Neyse istikametiniz, oydu hakikat. Siyah ve beyaz dışındaki tüm renkler sürgündü şimdi.

 

Sahi siz kimsiniz? Hayadan bir nasibiniz olmadı mı hiç? Din gününü düşünmediniz mi hiç? Din gününün sahibini ve saçları ağartan günün şiddetini hatırlamaz mısınız hiç?

 

Birbirinize baktıkça çoğaldınız. Demokrasinizi de buna göre yonttunuz. Çoğaldıkça demokrat, azaldıkça sosyal demokrat, yalnızlaştıkça devrimci oldunuz. Ya da, kasa-masa-nisa üçgeninde kaybolmuş, önce mücahit, sonra müteahhit ve nihayet müsait mi demeliydim.

 

Sahi siz kimsiniz? Hangi toprakta kökleriniz, hangi kültürde hatıralarınız var.

 

Çakal sürüsü gibiydiniz. Hileleriniz çok güçlü. Düşünce kompartımanları arasındaki seyyaliyetinizle kaybettiğiniz karakteriniz tüm zamanların en tutulan takımına dönüştü. Zulüm sözleşmenizle ekini ve nesli yok ettiniz.

 

Adam Smith’in ‘görünmeyen el’ metaforu misali piyasada dönen her yarar sadece size akıyor. Siyasetin rengi umurunuzda değil. Bukalemun misali buluyorsunuz yeni renginizi.

 

Artık değere dair piyasalar kurguladınız ve hakkınız olmayanı kat kat katlayarak yediniz; karnınızı ateşle doldurdunuz.

 

‘Allah’ın yardımı ne zaman’ diyerek adalet ve merhamet bekleyen kadınlara, çocuklara ve yaşlılara tarih boyunca hep acı yaşattınız. Dillerin ve renklerin kökünü kazıdınız. Kavimlerin, ulusların kültür arşivini yaktınız. Hafızasız toplumlar kurguladınız. Tabiatın dengesini dinamitlediniz. Hayvanların göç istikametine fitne kattınız. Bitkilerin geniyle oynadınız, yerlerin ve göklerin fıtratını fesada uğrattınız.

 

Haritaları siz çizdiniz, sınırlar sizin eseriniz. Düşünmeyi, konuşmayı yasakladınız. Aykırı bulduklarınızı soğuk coğrafyalara gönderdiniz. Mürekkepleri donsun diye.  Ama damarda izzet ve onur adına akan kan hiç donmadı.

 

Bütün bu yaptıklarınız bize dert oldu. Donmayan ve asla donmayacak olan kanımız da sana dert olsun ey kötülük!       

 
Etiketler: ‘Ey, kötülük!’,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Ekim 2026
Biriktirdiklerim -8-
509 Okunma.
24 Eylül 2026
GECE VE KARANLIK ZAMANLAR
847 Okunma.
09 Eylül 2026
ŞİİRİN GÜNCESİ -12: ‘İSİMSİZ ŞİİR’
1123 Okunma.
28 Ağustos 2026
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
1152 Okunma.
18 Ağustos 2026
YUSUF'UN BABASI
1077 Okunma.
11 Ağustos 2026
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
1057 Okunma.
29 Temmuz 2026
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1500 Okunma.
07 Temmuz 2026
GÖSTERİ TOPLUMU
1662 Okunma.
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1709 Okunma.
27 Nisan 2026
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2159 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2701 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2111 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2112 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2318 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2681 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3542 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2583 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3513 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2803 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6731 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2196 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2545 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4687 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3964 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3665 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4358 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3267 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3154 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
4004 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3601 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3126 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
3210 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3732 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2841 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
3030 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2768 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3137 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3597 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5119 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3767 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4349 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4319 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5557 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4761 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4288 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4434 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4105 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
4115 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4709 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
6040 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8626 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6658 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7571 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5446 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7217 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6400 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6368 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6545 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5536 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5217 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6577 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
15888 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4479 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4836 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
5018 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4825 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
5055 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
5247 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6563 Okunma.
Haber Yazılımı