Yusuf ALİOĞLU TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
Yazı Detayı
28 Ağustos 2026 - Cuma 06:56 Bu yazı 1141 kez okundu
 
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
Yusuf ALİOĞLU
 
 

Ontolojik sorunlarınızı, ‘hiçlik/yokluk/namevcudiyet’ yerine varlık ve mevcudiyet ile aşamamışsanız;

 

Kozmik gerçekliği ve varoluşsal derinliği insan özelinde hala ‘sessiz boşluk/mekanik kurgu/yeryüzüne fırlatılmışlık/terk edilmişlik/sürgün’ olarak okuyor ve insanın yaratılış/ikram/hubut/verilmişlik/seçilmişlik/üstün kılınma hikmetini/bilgeliğini kavrayamamışsanız;

 

Modern Batının kadim felsefe geleneğinin ‘Bu nedir’** varlık sorunsalında yatan müşkülattan önce vahiy geleneğinin, risalet kurumunun ve onurlu elçilerin ‘Bu niçin var’ ahlaki sorgulayıcılığını gündemleştiremiyorsanız;

 

Ataların, tarihin, toplumun, heva ve hevesin, boş sözlerin/lehve’l hadis’in, bilim ve felsefenin sanayi ve teknolojinin zindanlarından kurtulan ve ‘rabbimiz Allah’tır’ diyenleri ateş dolu kuyularda yakan bir kavmin dininden yüz çevirerek ‘Niçin hiçlik var’ değil de ‘varlık vardır’ diyemiyorsanız susun… ‘Varlık’tan ‘Var Oluş’a yani Şe’n’e, ‘Halkı Cedid’e geçemiyorsanız susun… Varlık’ı oluş yani kevn, alemlerin rabbi olan Allah’ı da ‘Mutlak Oluş’ yani ‘El-Kevnu’l Mutlak’ bilmiyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Ontolojik soruların yakıcılığını/yıkıcılığını ve can sıkıcılığını Babil, Hitit, Asur, Sümer, Akkad, Sebe, Fenike, Mısır, Çin, İran, Yunan, Hint, Roma veya Menfis, Ur, Ninova, Kudüs, Şam üzerindeki tevhid damlacıklarıyla, “varlık ve insanlık Rahman olan Allah’ın Rahmetinin bir tecellisidir” diyerek aşamıyor ve safınızı monoteist kulvardan, sıbğatullah’tan yana koyamıyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Varlığınızın gerçekliğini yerlerin ve göklerin maliki/nuru/mürebbisi/kontrolörü olan Allah ile buluşturamıyor onu mutlak alim/adil/rahman/rahim/hayy/kayyum/hakk/semi/basir ve bir ilme/bilgiye/delile/ayete/malumata dayanarak kognitif/bilişsel düzeyde imanlarınızı ibadete dönüştüremiyorsanız susun… safınız ve cemaatiniz, inancınız ve ritüelleriniz, elçileriniz ve aydınlarınız, marşlarınız ve sloganlarınız sizi rahatsız etmiyorsa ve hiçbir şey olmamış gibi davranabiliyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Bir özden iki farklı eş/zevc olarak yaratılan hemcinsinize velayet/uhuvvet/merhamet/adalet ve sadakat ile yönelemiyor, rabbin kelimelerinin ihyası ve inşası için hemcinslerinizle kardaş ve yoldaş olamıyor ve temel ahlaki düsturları hayatın rengi haline getirmek için ahlak savaşçısı kesilemiyor iseniz susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Hayatın siyaset, ekonomi, hukuk gibi kulvarlarına dokunduğunuzda ahiret bilinci sizi frenlemiyor, değiştirmiyor ve dönüştürmüyorsa; ahireti kazanma duygusu heyecanlarınızı, hislerinizi, duygularınızı yeniden gözden geçirtmiyor ve Allah ile bir alış verişe girmiş olmanın metafizik gerilimi ile pragmatizm, oportünizm, rantçılık, haksız kazanç, tüketim, riba, istifçilik, karaborsa gibi cehennem bileşenlerinden sarf-ı nazar edemiyorsanız susun…

 

 Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

‘Ademoğlu bilinen her varlık eşref-i mahluktur’ diyemiyorsanız; renklerinden ve dillerinden dolayı hiç kimsenin övülemeyeceğini ve yerilemeyeceğini söyleyemiyorsanız; arabın aceme acemin de araba üstünlüğü yoktur, üstünlük ancak ve ancak takva iledir ve takva da İslamlıktan önce insanlıktır diyemiyorsanız; yaratıcının kullarına verdiği yaşama, düşünme ve inanma özgürlüğünü en küçük bir rahatsızlık duymadan Türk’ünden Kürd’üne, materyalistinden idealistine kadar veremiyorsanız; ölen her masum ile beraber siz de ölmüyorsanız ve ‘hangi suçtan ötürü öldürüldüler’ diye arzın dört bir yanını taramadan/sorgulamadan/soruşturmadan yaşıyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

İnsanı, yerlerde ve göklerde  sayısız nimetin emrine müsahhar kılındığı, önünde meleklerin secde ettiği mümtaz/mükremin/değerli varlık olarak göremiyorsanız; ‘insan için ancak yaptıkları vardır’ yani insanı diğer varlıklardan şerefli, onurlu, haysiyetli ve itibarlı  kılanın emeği olduğunu haykırarak aile, klan, aşiret, soy-sop, şehir, bölge, ülke ve kıtaların adamı değerli kılmadığını dillendiremiyorsanız susun…

 

 Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Allah’a, nefislerine, insanlığa, eşyanın tabiatına ve evrene zulmedenler için ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ diyemiyorsanız; Allah’ın düşmanlarını insanlığın düşmanları ve insanlığın düşmanlarını da Allah’ın düşmanları olarak bilmiyorsanız susun…

 

 Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

İslamı silm ve selamet, barış ve esenlik olarak görmüyorsanız, Müslümanları da yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar mücadele eden ‘İnsanlık için çıkarılmış en hayırlı toplum’ olduğuna inanmıyorsanız ve Müslümanları da bilgi, bilinç, nefis ve ruhlarıyla iyiliği emreden kötülükten nehyeden aziz savaşçılar olarak görmüyorsanız; müstekbir, müstağni, mütecaviz, müstevli zalimlere karşı verilen savaşı anlamıyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Yahudilere dönüp ‘seçilmiş ırk’ mitolojisini, Hıristiyanlara dönüp ‘kurtulmuş kavim’ safsatasını, Şii ve Sünnilere dönüp imamet ve saltanat terminolojisini, faşist eblehliklere dönüp üstün millet şirkini reddedemiyorsanız; ateş bize sayılı günler dışında dokunmaz, biz Allah’ın sevgilileriyiz, İsa tanrı’nın oğludur, Üzeyir tanrının oğludur, İbrahim de Yahudi/Hıristiyan idi diyenlere, ‘Allah katında din İslamdır’, ‘topluca Allah’ın ipine sarılın’ diyemiyorsanız susun…

 

  Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

İnsanları bir araya getiren ve onlara bir düzen/dirlik/devlet/yapı kurduran şey dil, din, tarih, ırk, kültür, coğrafya vb olmamalıdır, esas ilke adalet ve ahlak olmalıdır diyemiyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Siyaseti adaleti ve ahlakı tesise dönük bir ibadet olarak göremiyorsanız, çıkar ilişkilerinden uzaklarda ilkesel duruşlarla siyasal dersler verme kapasiteniz yoksa susun…

 

Modernliğe ve onun dini, ahlakı, etnisiteyi, emeği, kültürü global/küresel çarklarda eriten türlü versiyonlarına ‘itiraz’ edemiyor, muhalefet sütunları dikemiyor, protestolar yükseltemiyor ve akide/inanç ‘ben’liğinizi, rengine ve diline bakmadan insanlık için seferber edemiyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Arzın nimetlerini adilce bölüştürmekten yana değilseniz; iktisadın tanımından insanın sayısız veya sonsuz ihtiyaçları aldatmacasını çıkartarak müktefi/şakir/hamid insan profiline geçemiyorsanız ve mülkiyeti emanet/hakkaniyet/adil davranış formatında işleyemiyorsanız susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

Varlığınızı hak ve hukukun tebeyyününe, teşekkülüne ve devamlılığına adayamıyorsanız susun…

 

Susun… dağlar, taşlar konuşsun; börtü böcek konuşsun; gece ve gündüz, karanlık ve aydınlık konuşsun. Esen rüzgar, batan güneş, doğan yıldızlar, yuvarlanan taşlar, süt veren hayvanlar, bal veren arılar, develer, atlar, karıncalar, örümcekler konuşsun.

 

Ama siz susun…

 

Susun… beşikteki bebekler konuşsun.

 

Her kırışıkları ile sorulacak bir hesabın müdahili yaşlılar, gencecik aşıklar, yorgun şoförler, yiğit köy delikanlıları, ırgat çocukları konuşsun. Barbar ellerin işgal ettiği sonra terk ettiği harabe kadınlar, her depremden sonra biraz daha doğrulan güneş çağı savaşçıları konuşsun.***

 

Hayatları bir ölümce yağma edilmiş anne ve babalar, bedenleri parçalanmış gençler, gelecekleri yakılmış çocuklar, ukbaları çalınmış ademoğulları konuşsun. İnançsızlığın, yıkıcılığın, köleliğin, sömürmenin kör yüreğine ok atan şafak işçileri, ikindi mimarları, ruhumuzun arkeologları konuşsun.****

 

Utancından küçülmüş haritalar, yivleri aşınmış tabancalar, kavruk ağaçlar, kanadı kırılmış kuşlar, gözbebeklerinde ebabil kuşları uçuran adamlar, onurlu yorumcular konuşsun. Sonbahara direnerek kışı göğüsleyen ve domurlarını ilkbahara patlatan ağaçlar, hasat mevsimleri konuşsun. *****

 

Faka basmayan gözler, firari güvercinler, turnalar, karaca sürüleri, keklik takımları, buzul salkımları, burçlar, tepeler, doruklar, minareler konuşsun.******

 

Ama siz susun…

 

Susun, Çünkü Tanrı konuşmak için sizin susmanızı bekliyor.

 

28 Ağustos 2012

 

*       Cahit Koytak, Ben Yokum, Beni Karıştırmayın

**     Prof. İlhami Güler, Gelecekte Bir İslamcılık için metafizik ve metodolojik ön mülahazalar

***    Erdem Bayazıt, Güneşçağ Savaşçıları

****  Sezai KARAKOÇ, Gün Doğmadan

*****C. Ünaldı HASANNEBİOĞLU, Semud

******Ahmet ARİF, Otuzüç Kurşun

 
Etiketler: TANRI, KONUŞMAK, İÇİN, SİZİN, SUSMANIZI, BEKLİYOR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Ekim 2026
Biriktirdiklerim -8-
169 Okunma.
24 Eylül 2026
GECE VE KARANLIK ZAMANLAR
800 Okunma.
09 Eylül 2026
ŞİİRİN GÜNCESİ -12: ‘İSİMSİZ ŞİİR’
1107 Okunma.
18 Ağustos 2026
YUSUF'UN BABASI
1062 Okunma.
11 Ağustos 2026
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
1050 Okunma.
29 Temmuz 2026
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1492 Okunma.
07 Temmuz 2026
GÖSTERİ TOPLUMU
1651 Okunma.
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1699 Okunma.
27 Nisan 2026
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2140 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2696 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2102 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2100 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2302 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2672 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3527 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2576 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3502 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2791 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6721 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2190 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2536 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4676 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3956 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3661 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4350 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3255 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3147 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
3996 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3596 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3118 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
3203 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3723 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2833 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
3024 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2763 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3130 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3590 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5111 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3752 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4337 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4306 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5550 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3736 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4752 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4282 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4426 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4098 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
4109 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4698 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
6030 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8614 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6651 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7561 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5439 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7212 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6389 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6361 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6539 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5528 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5208 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6570 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
15859 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4467 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4828 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
5010 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4815 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
5050 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
5242 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6557 Okunma.
Haber Yazılımı