Yusuf ALİOĞLU ŞEBBİHALAR HER YERDE
Yazı Detayı
16 Mart 2025 - Pazar 10:31 Bu yazı 1961 kez okundu
 
ŞEBBİHALAR HER YERDE
Yusuf ALİOĞLU
 
 

‘Nefsine merhameti yazanın adıyla’ dedi ve konumlanacak bir mekan için kısık gözleriyle bir projektör misali etrafı taradı.

 

Yokuşların düzleşip, düzlerin çukurlaştığı bir sosyal afet senaryosunda gözleri oyulan insanlara verilen ışığın değeri nice olacaktı.

 

Ümitsizlik tarlasına dönüşen ve insanların birbirini kemirdiği bu bitimsiz zifiri tünellerde aydınlık adına bir elif miktarı haykırmak istedi.

 

Milyonlarca göçmenin trajedisine şerh düşmek; mültecilere dair uzun hikayelere sözün ve adaletin gücü ile tanıklık etmeyi diledi. Bunca feryat buhar olmasın, kifayetsiz kelimelerle malul bu trajedi bir istatistiğe dönüşmesin, yaşananlar küçük derelerde yosun tutmasın da akıp denizlere varsın istedi.

 

Ama köşe başlarını tutmuş güvenlik politikaları ile mızraklı gazetecilerden, Molla Kasımlardan, uzun kış gecelerinden, her mevzuya uzanabilen uzmanlardan ve emekli istihbarat şeflerinden iniş için yer bulamadı.

 

Görüş açısını etkileyen yoğun sis ve uluyan rüzgarlar bir kümülüs bulutu gibi etrafı kuşatmıştı. Gökler ölüm indirirken yerler ölü püskürüyordu.

 

Dijital insanlık bir kez daha haysiyet dersinden sınıf tekrarına kalırken, acıları program şehvetine meze yapan medya şebbihaları itaat çarkını bu kez de vatan ve millet için çeviriyorlardı.

 

İyilikten ve hayırdan yana ne varsa damla damla azalırken, toplumun kötülük ve şiddet sarmalında organize olmasına takıldı gözleri. Bir fragman için patladı flaş ve aydınlandı her taraf bir süre.

 

‘Üç İyi’ diyordu sesi merhamet kokan adam. Duymak istemese de siyasal iktidarlar ya da her türden yönetenler ile sermaye sahipleri ya da her türden spekülatörler varlığın merkezine Adalet konmalıydı.  

 

‘İyilik’ tüm insanlığın ortak alfabesi olursa; şarkılar, şiirler, resimler, filmler, tiyatrolar, hikayeler, romanlar iyiliğin tınısı ile doldurursa hayatın gözeneklerini renkler ve diller aynı okyanusa akacaktı.

 

Ve ‘akrabaya destek olsaydı’ her fert, yani yakından uzağa bir bilinç hareketi, yerelden evrensele bir iyilik dalgası yalasaydı kurumuş sahilleri, sosyal mesafeleri ve derin uçurumları yakınlaşan kalplerin devleti kurulurdu burçlara.

 

Ve sonra ‘Üç Kötü’ diyerek tamamladı kadim kavisini. Utanç verici, arsız ve çirkin olanı yani kötülüğü en yüce yeminlerle terk etmeliydi insanlık.

 

Akla ve ahlaka aykırı olan yani fenalık sökülüp atılmalıydı en uzak dağların ardına. Fena olana dair her düşünce, her inanç, her ritüel, her miras hatırlanmamak üzere gömülmeliydi uçsuz bucaksız çöllere.

 

Azgınlık, zorbalık ve taşkınlık kan ve gözyaşından, fitne ve zulümden başka ne verebilirdi hayata. Genetiği ile oynanmış madenler, tahrif edilmiş kitaplar, yerleri değiştirilmiş harfler, utancından küçülmüş haritalar, kokmayan çiçekler, yakmayan ateş, boğmayan su hep bu had bilmezliğin ürünleriydi…     

 

Yarım kalmış hikayesine döndü yeniden. Kulağında parçalanmış bir dünyaya dair bitiş sirenleri. Boyunlarda yaftalarıyla yırtılmış peşkirler, sökülmüş çiniler, kırılmış billur kadehler ve kurumuş güller. Kanadı kırık kuşlar merhamet için Gurabahane-i Laklakan sırasında. Acil durum bildirimleri alıyor nasırlı eller, yarılmış topuklar. Karar kılacak bir mekan için alınacak çok yol vardı daha.

 

Ebu Kubeys Dağını düşman sardı dense ulaşılacak bir kulak yok nerdeyse. İçimizden dışımıza taşan mihraklarca işgal edilmiş zihinlere varmak ne mümkün. Her nefis bir blogda, bir sanal mecrada bulmuş teselliyi. Akışkan hayatlar kimliksiz ve gündemsiz yoğunluklar ile malul. Dünden kopuk, yarınsız bugün kafesleri her yanda.

 

Medya şebbihaları, tüketim şebbihaları, itaat şebbihaları, itibar şebbihaları, eğlence şebbihaları, borsa şebbihaları, spor şebbihaları, muhafazakar şebbihalar, post truth şebbihalar…

 

Benzeşen bedenler, bedenlerde tükenen ruhlar, ruhsuzlaşan karakterler. İnsanı anılmaya değer kılan ne varsa bir bir toparlanıp terk ediyor kentleri. Filozofların değil şarlatanların kentleri çoğalıyor. Farabi’nin özlediği ahlaki ve fikri erdemlerle mücehhez şehirler antik birer söylenceye dönüşüyor. Nehirler, bulutlar, kuşlar boşaltıyor sokakları, bulvarları.

 

Yangın suları kuruyor, anneler doğurmuyor. Neşvesiz şimdi ormanlarda cümle nebatat ve hayevan. İmdat fişekleri çaresiz. Felsefenin ve sanatın trajedisi karışıyor egzoz dumanlarına. Düğümlere üfüren sosyal şebbihalar/hortlaklar şehrin elbisesini çalmış, ayartan libaslar var rezidansların göğsünde.   

 
Etiketler: ŞEBBİHALAR, HER, YERDE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
869 Okunma.
27 Nisan 2026
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
1634 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2362 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
1798 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
1811 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
1943 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2430 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3223 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2329 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3223 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2468 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6400 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2212 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4415 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3704 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3435 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4017 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3027 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
2817 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
3723 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3356 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
2868 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
2990 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3453 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2604 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
2778 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2561 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
2893 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3362 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
4786 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3486 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4116 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4068 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5290 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3512 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4487 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4073 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4215 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
3870 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
3877 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4261 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
5771 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8370 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6391 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7314 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5205 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7010 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6172 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6094 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6305 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5274 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
4911 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6340 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
14871 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4228 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4607 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
4780 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4596 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
4826 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
4976 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6215 Okunma.
Haber Yazılımı