Yusuf ALİOĞLU Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
Yazı Detayı
27 Nisan 2026 - Pazartesi 12:35 Bu yazı 1968 kez okundu
 
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
Yusuf ALİOĞLU
 
 

1988’li yıllar.

 

Uludağ Üniversitesi, İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü birinci sınıf öğrencisiyim.

 

Dikkaldırımda bir öğrenci evi.

 

Camlarında güneşten sararmış kalın perdeler. Pik demirden ağır bir mutfak masası ve kocaman salonda ömrünü tamamlamış bir kanepe ve sacları aşınmış odun sobası.

 

Sofra bezi ya da masa örtüsü olarak gazete kullandığımız, bolca dergi ve broşürden dolayı sobayı tutuşturma sıkıntısı çekmediğimiz ama Bulgar hükümetinin zorunlu göçe tabi tuttuğu 300 binden fazla Türk’ün Türkiye'ye göç ettiği, bu nedenle de Bulgaristan göçmeni ev sahibimizin gelecek akrabaları için bizi bir gece apar topar kapıya koyduğu yıllardı.

 

Kırcaali, Filibe ve Varna gibi isimlerini hatırladığım Bulgar şehirlerinden gelen göçmenlerin yoğun olarak yerleştiği Bursa, sonraki yıllarda bu nüfusun entegrasyonunda merkez şehir olacaktı. Zorunlu göçle Bursa sokaklarına akan trajedi, fuhuş sektörü ve ucuz emek fırsatçıları için fırsat kapısı olmuştu.

 

Bir sanayi şehri olan Bursa’nın yurt dışından ve yurt içinden aldığı göçlere rağmen;  Altıparmak, Yeşil, Heykel, Dua Çınarı, Nilüfer, Setbaşı, Fomara, Tophane, Cumhuriyet Caddesi ve Çekirge gibi nadide mekanlarını özgün silüetleri ile koruyabildiği çok renkli sinemaskop zamanlardı.

 

İlk defa büyük şehirle karşılaşan bir kasaba gencinin total duygularına bir de ideallerimizin yükü binince yüksek gerilim yıllarıydı denebilir bu renkli zamanlar için.

 

Dikkaldırım mahallesi Arda sokaktaki dairenin loş odasında bağlama eşliğinde yükselen kavruk sesli şiirler başıma bağladığım gök kuşağı gibiydi.

 

Her fırsatta play düğmesine basıp dinlediğim şiirlerle bir şeyler kopuyordu içimden sanki.

 

Murat Kapkıner ismini ilk defa o günlerde teyp kaseti vesilesiyle duymuştum.

 

Bağlamanın tellerine dolanan o jenerik tınılar gurbet ve muhalif duygular ikilisini aynı anda besleyip yeşerten ilkbahar yağmurları gibiydi. Sesindeki tatlı hüzün ve ruhundaki mahcup acı kalbimize tanıdık izler bırakıp bırakıp çekiliyordu.

 

Kendi ifadesiyle ‘şiiri bileklerinde bir yara gibi taşıyan’ Kapkıner’i iki açıdan tutmuştum. Birincisi, acemi delikanlıların minnetsiz zamanlardaki protest söylemine dert ortağı olan nöbetçi bir çay ocağı gibiydi. Her fırsatta sığınıyor, dertleşiyor, nefes alıyordum. İkincisi ise o yıllarda kültür, sanat, kitap, matbuat, konferans, söyleşi, gibi zengin debisi ile yükselen Müslüman düşüncenin şiirde de iddialı olduğunun vitrini gibiydi Kapkıner.

 

Müslümanların da bir poetikasının olduğunu, beslendikleri diyalektik estetikle büyük şiirler yazabildiklerini savunduğumuz yıllarda, fıkıh bariyerlerini kırarak şiiri bağlamayla dinleten bu adamla tanıştığıma çok sevinmiştim.

 

Sezai Karakoç, Erdem Bayazıt, İsmet Özel, Orhan Veli, Attila İlhan, Cumali Ünaldı, Sabah Kara gibi şairlerden şiirler okuyordu. Ama özellikle vurgulamak gerekir ki, bu öylesine bir okuma değildi. Okuduğu şiiri bir duygu coğrafyası; kendisini de o coğrafyada doğmuş, o duygularla büyümüş, o satırlar için kavgalar vermiş, bedeller ödemiş bir adam gibi okuyordu. Galiba beni bu kasete meftun kılan da hem şiirlerin kalitesi hem okuyucunun o müthiş yorum ikilisiydi.

 

Şiir bir direniş cephesiydi onda. Ruha dokunan, damarda dolanan ve dirilişi muştulayan sahici okumalar yapıyordu. Yalnızlık ve tevazu ise bu sesin karakterine sinmiş ana karakterlerdi. Farklı şairlerden sunduğu seçki, zihinsel çoğulculuğunun sanattaki dışa vurumuydu. Acıyla büyüttüğü, sembollerle derinleştirdiği poetikası dün ve bugün arasında salınan sihirli birer satır gibiydi.  

 

Şimdilerde daha çok kendi şiirlerini okuduğu ‘Bu Rüzgar’ ve ‘Acımız Geceyi Büyütür’ kasetleri bilinse de benim kastettiğim şiir kaseti galiba çok özel duygularla dünü bugüne taşıyan bazı müstesna dostlarda kalmıştır. ‘Kardeşime Mektup’ ismiyle bilinen üçüncü albümü ise bahsettiğim kasetten şiirler taşısa da bazı şiirler ve müzik daha başkaydı o kasette.   

 

Kadın, sanat, şehir, eğitim gibi temel konulardaki söylemin olabildiğince amatör bir hassasiyet ve iğdişlenmemiş bir samimiyetle inşa edildiği o yıllarda farklı yerlerden yükselen emek ve umut yüklü sesler yarınların müjdecisiydi bizim için.

 

Bir yanda Müslüman düşünceyi ve müktesebatı asimile ederek uysallaştırmaya çalışan küresel ve yerel müesses nizam, diğer yanda bin yılların yalan yanlışını gelenek kelimesinin ardına saklanarak savunan muhafazakâr tahakküm. Aynı anda iki cephede savaşmak zorunda kalan biz kesin inançlıların hali, Kapkıner’den alıntıyla söylersek, ‘serçenin aslan ile savaşı’ gibiydi.

 

Daha liseli yıllarda gördüğüm ve Bursa’da bir vesileyle tüm sayılarını edindiğim Kelime dergisinde de Murat Kapkıner ismini o yıllarda fark etmiştim.

 

T. S. Eliot, Muhammed Esed ve Colin Rowe gibi yabancılardan çevirilerin de yapıldığı dergide; Hikmet Zeyveli, Dücane Cündioğlu, M. Sait Şimşek, Mikail Bayram, Metin Önal Mengüşoğlu, M. Ali Baltaşı, Cahit Koytak, Nureddin Durman gibi akademisyen, yazar ve şairlerin çalışmaları yayımlanıyordu.

 

Derginin ana fikri; klasik, geleneksel, şii-sünni gibi kategorilerin ötesinde, tenkit bilinciyle büyüyen ve yüce dağlardan beslenerek akan bir pınarın ilk defa karşılaştığımız ve kanıp kanıp doyamadığımız bambaşka bir tat gibiydi.

 

O zaman anlıyordum ki Murat Kapkıner sadece şiir seslendirmiyor, çok güçlü okumalarla farklı bir söyleme ses veren çevrelerde de etkin olarak çalışıyor, koşturuyordu.

 

Bu anlamda Konya’da iyi bir çevresi oluşmuş, Prizma ismiyle hatırladığım bir mekanda kültür, sanat ve düşünce etkinlikleri devam ediyordu.

 

Murat Kapkıner’in Aylık Dergi ile Konya merkezli Çağımıza Selam ve Varide gibi dergilerde şiirleri yayımlanıyordu. Kriter dergisine de emek vermiş bu adamın Kelime dergisini kurma, sahipliğini yapma, Konya’da basma, taşıma, dağıtma gibi işlerde de önemli işler yaptığını öğrenmiştim sonraları Mengüşoğlu’ndan.

 

Hatırladığım kadarıyla Milli Gazete, Yeni Şafak ve Taraf Gazetesi’nde yazılar yazmıştı. Taraf gazetesinde ayrıca redaktör olarak da çalışmıştı.[1]

 

‘Gençliğim Ki Bir Daha Yaşamak İstemem’ isimli biyografi çalışması 2016’da yayımlandı. Kapağına, ‘Bütün şiirlerim bir şiirdir’ mottosunu yerleştirdiği "Bütün Şiirler" isimli eseri 2025’te Loras Yayınlarından çıktı. Kendi şiirlerine bakarak ‘şiir nedir’ sorusu üzerinden ördüğü poetikasını paylaştığı ‘Şiir Üzerine Bir Şeyler Söylemek’, denemelerini ve Kur’an yorumlarını topladığı ‘Yaşamayı Göze Almak I-II-III’, romancılığı ile örneklediği ‘Karanlıktakiler’’, ‘Güz İnsanları’ ve ‘Wesirfinger Pastanesi’ isimli eserler de Kapkıner’in çalışmaları arasında yer alır.

 

1950’de Malatya’da doğan Murat Kapkıner 23 Nisan 2026’da Konya’da vefat etti.

 

Hakikat için yorulduğu saatler huzurdaki gölgesi olsun.

 

Varide dergisinde ‘insanlığın acısını duyan şair’ olarak tanımlanan bu asil ruh için Allah’tan rahmet diliyorum.

 

Mekanı cennet olsun.

 

[1] https://t24.com.tr/gundem/dun-dundur-bu-gun-bu-gun,248676?_t=1777275545151

 
Etiketler: Bağlamaya, Şiir, Okutan, Adam:, Murat, Kapkıner,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ağustos 2026
YUSUF'UN BABASI
288 Okunma.
11 Ağustos 2026
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
693 Okunma.
29 Temmuz 2026
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1366 Okunma.
07 Temmuz 2026
GÖSTERİ TOPLUMU
1537 Okunma.
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1587 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2571 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
1996 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
1978 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2166 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2568 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3402 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2484 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3396 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2644 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6616 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2100 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2400 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4567 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3853 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3564 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4239 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3164 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3049 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
3888 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3496 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3030 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
3112 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3628 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2740 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
2922 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2683 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3043 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3500 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5025 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3654 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4250 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4220 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5451 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3661 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4665 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4193 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4338 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4010 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
4014 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4600 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
5933 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8512 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6545 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7462 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5338 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7127 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6297 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6256 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6442 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5435 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5105 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6476 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
15403 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4365 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4742 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
4915 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4727 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
4960 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
5162 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6357 Okunma.
Haber Yazılımı