|
|||
![]() |
FEYZİ BABA | ||
| Hasan TOSUN | |||
Siyasetçiler vardır… Doğduğu yerin sokaklarında değil, o sokaklarda yaşayan insanların yüreğinde yürür. Adı geçtiğinde insanın içinde bir makamın soğukluğu değil; eski bir türkü, soba üstünde demlenen çayın buğusu, uzun bir yolculuktan sonra memlekete varmış olmanın huzuru belirir. Feyzi Berdibek ismi Bingöl’de biraz da böyle anılır. Onun hayatı yalnızca Meclis koridorlarından değil; köy yollarından, taziye evlerinden, kahvehane sohbetlerinden ve insanların birbirine omuz verdiği günlerden geçmiştir. 1957 yılında Bingöl’de dünyaya geldi. O yılların Bingöl’ü bugünkü kadar kalabalık değildi; hayat daha çetin, imkânlar daha sınırlıydı. İnsanlar yokluğu paylaşarak ayakta kalırdı. Bir evde pişen yemek, başka bir eve de bölünürdü. Çocukluk yıllarında gördüğü hayat ona yalnızca mücadeleyi değil, insanın insana nasıl dayandığını da öğretti. Yıllar sonra makam sahibi olduğunda bile halkın arasındaki yürüyüşünü değiştirmedi. Siyasetçi, milletvekili, Feyzi Berdibek — nam-ı diğer “Feyzi Baba” — sonradan halka benzemeye çalışan biri değil; doğrudan halkın içinden çıkan bir isimdi. Genç yaşlarda inşaat ve ticaretle uğraştı. Onun dünyası yalnızca kazanç hesabından ibaret değildi. Müziğin, halk oyunlarının ve memleket kültürünün içinde yer aldı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nda, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve siyasi yapılarda görevler üstlendi. Bingöl Musiki Cemiyeti’nde bulundu. Onun için hizmet yalnızca bina ve yol yapmak değildi. Bir dengbêjin sesinin susmaması… Bir halayın unutulmaması… Bir türkünün çocukların dilinde yaşamaya devam etmesi de hizmetti. Siyasete girdiğinde insanlar onda alışılmış siyasetçilerin dışında başka bir taraf gördü. 2002 yılında bağımsız milletvekili adaylığında Meclis’e girmeye çok yaklaşmış, seçimi az bir farkla kaybetmişti. Yılmadı, yoluna devam etti. Çok sevdiği Bingöl’e hizmet etme düşüncesinden vazgeçmedi. Yıllar sonra Bingöl halkı onu üç dönem boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdi. 2007, 2011 ve 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekili seçilerek görev yaptı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu başta olmak üzere çeşitli komisyonlarda çalıştı. Özellikle Bingöl’de sağlık yatırımları, ulaşım projeleri, eğitim kurumları ve kırsal altyapı çalışmalarıyla ilgili girişimleri sık sık gündeme geldi. Kırsal bölgelerde yol çalışmalarının hızlanması, hastane kapasitesinin artırılması, üniversite yatırımları ve gençlere yönelik sosyal projelerin desteklenmesi halk arasında karşılık buldu. Deprem ve afet dönemlerinde yalnızca resmî açıklamalar yapan bir siyasetçi gibi değil; köylere kadar gidip vatandaşlarla birebir temas kuran bir isim olarak hatırlandı. Elbette ona duyulan halk sevgisi hiçbir zaman eleştiriden muaf olmak anlamına gelmedi. Uzun yıllar siyasetin içinde kalan herkes gibi o da eleştiriler aldı. Kimi, Bingöl’de işsizliğin hâlâ önemli bir mesele olduğunu; gençlerin büyük şehirlere göç etmeye devam ettiğini dile getirdi. Yerel basında altyapı, kentsel dönüşüm ve bazı yatırımların yavaş ilerlediğine dair yorumlar yer aldı. Sosyal medyada ekonomik sıkıntılar, tamamlanmayan projeler ve bölgenin kronik sorunlarıyla ilgili eleştiriler yapıldı. İşte onu Bingöl’de farklı kılan şeylerden biri de buydu: İnsanların yalnızca iyi gününde değil, siteminde de adını anması… Çünkü Bingöl insanı kolay kolay gönül vermez bir siyasetçiye. Bu coğrafyada insanlar söze değil, hissiyata bakar. Bir insanın yürüyüşündeki tevazuyu, zor zamanda orada olup olmadığını, selamındaki samimiyeti ölçer önce. Feyzi Berdibek’in yıllar içinde kurduğu bağ da biraz böyle büyüdü. Halk arasında zaman zaman kullanılan “Feyzi Baba” ifadesi de bir siyasi slogan gibi değil; daha çok yakınlığın, hemşehriliğin ve güven duygusunun dildeki karşılığı gibi durdu. Bingöl’de bir insana “baba” denmesi kolay değildir. Bu ifade kimine güveni, kimine ulaşılabilir olmayı, kimine de “bizden biri” hissini taşır. Bu nedenle bu yazı bir övgü metni ya da siyasi propaganda değil; Bingöl halkının bir siyasetçiyle kurduğu ilişkiyi anlamaya çalışan edebî ve insani bir portre olarak kaleme alınmıştır. Bir siyasetçiyi gerçekten anlatabilmek için yalnızca sevenleri değil, eleştirenleri de duymak gerekir. Hakikat, çoğu zaman bu iki sesin arasında durur. Bugün Bingöl sokaklarında onun adı geçtiğinde kimi yaptığı hizmetleri anlatır, kimi eksik kalan tarafları söyler. Bingöl'de hemen herkesin birleştiği ortak bir nokta vardır: İnsanlarla kurduğu doğrudan temas… Bir köy kahvesinde uzun uzun çay içmesi… Bir cenazede en ön safta hüzünle beklemesi… Yaşlı bir adam konuşurken gözlerini kaçırmadan dinlemesi… Bingöl’ün “Feyzi Baba” ile kurduğu gerçek bağ belki de tam olarak buydu: Aynı yağmur altında ıslanmak… Aynı acıda hüzünlenmek… Aynı sevinci paylaşmak… Yıllar geçse de doğduğu toprağın merhametini yüreğinde taşımaya devam etmek… |
|||
| Etiketler: FEYZİ, BABA, | |||
|