Hasan TOSUN VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
Yazı Detayı
01 Eylül 2025 - Pazartesi 09:34 Bu yazı 1867 kez okundu
 
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
Hasan TOSUN
 
 

- Yaşanmış bir olaydan esinlenilerek kaleme alınmıştır.-


"Merhamet masumdur. Onun için her kalbe girmez..." demiş İbni Haldun.

Bu satırlar yazılı matbuatta yeterince yer almamış duygu ve düşüncelerin,gözden kaçan olumsuzlukların,imkansızlıkların,yetersizliklerin yanı sıra iyiliğin, sorumluluğun ve gerçeğin hakkını teslimi ve bilinmesi için tarihe not düşebilmenin çabasıdır.

Yeni milenyumun ilk yılları.

Çocuk oyun oynuyordu dışarda.

Babası, ünledi hey artık eve gel akşam oldu.

Çocuk eve geldi akşam karanlığı çökmeye başlamıştı.

Demir kapının sürgüsü çekildi gürültülü bir sesle.

Kapı açıldı.

Kapı kapandı.

Yaşlı bir adam geldi.

Garip, gariban,
yoksul,yorgun ve hasta.

Elbiseleri kir içinde.

Dişleri çürümüş, kararmış, dökülmüştü.

Yaşlı adamın kimsesi var.

Ama kimsesi  yok gibi bir yerde.

Sonbahar mevsiminin rutiniydi sararan yaprakların takatsizlik ile dalından düşmesi, rüzgarda savrulup bilinmez diyarlara gitmesi.

Sararan yapraklar gibiydi yaşlı adamda.

Aç, yorgun, kimsesiz ve hasta savrulmuştu ordan oraya.

Bilinen tanıdık bir simaydı.

Köyden gelmişti kalacak yeri yoktu.

O mahallede akrabası vardı ama yoktu.

O sokakta kardeşi vardı ama yoktu.

Kardeşinin kapısını çalmıştı o gariban, o hasta ve kimsesiz yaşlı adam.

Kardeşi ekmek yapıyordu.

Sordu "açmısın" diye?

"Evet, dedi." Yaşlı adam.

Kardeşinin misafiriydi. 

"Ah ahh! ben sana kör olayım kardeşim. Ekmeğim ne sacdan kaydı ne de yandı ki sana vereyim." Dedi.

Kardeşiydi.

Onu çok seviyordu.

Bağrına basmıştı.

Güzün o insanın içine işleyen soğuğunda elbiseleri kirli diye onu dışarda,kapının önünde  tahta divanda uyutmuştu.

Kardeş sonuçta yüreği yangın yeri olur  uykusuz kalmasına dayanamazdı.

Sonuçta yarın köyüne gidecekti ne de olsa birgün kapıda rahat uyusun demiştir monologlarında.

Aksilik gidemedi.

Kardeşine geldi yine.

O gün kardeşlik bitmişti.

Çaresiz yüzüne kapanan bir kaç kapı çalmıştı.

Akşam karanlığı derinleşirken.

"Beni misafir edin yerim yok."dedi.

Sürgüsünü çektiği demir kapılı evin sakinlerinden 

Çocuğun ebeveynleri ALLAH misafiri dediler.

Adam aç, yorgun, hasta ve elbiseleri kirliydi.

Uzamış tırnak araları kirle kaplıydı.

Çoçuk kendisinde beklenilmeyen bir özveriyle hizmet etti yaşlı adama ebeveynlerinin isteğiylen.

Çocuk adamın tırnaklarını kesti.

Duş almasını sağladı. 

Eski kirli elbiselerini bir poşete koydu.

Ona daha yeni alınmış kiayafetlerini verdi.

O gün çocuğun dayısıda gelmişti.

Onunda komşusuydu.

Ama kızıyordu ona şefkati eksik karakter ve kişiliği vardı dayısının diye düşündü.

İlgilenmeyin diyordu.

Lakin vicdan ve merhamet herkese nasip olmazdı.

Yaşlı adam hastaydı.

İnliyordu. 

Uyku uyumadı sabaha kadar ellerini midesi ile dizlerinin arasına aldı gün aydınlanana kadar inledi durdu.

Bal, nane ve limon karışımı ile midesini rahatlatmaya çalıştılarsada fayda etmedi.

Bir iki defada mide huzursuzluğu sonucu yanına bırakılan kaba fazlalıkları istifra yoluyla döktü.

Gece ne kadar uzun olmuştu.

Neden sabah olmuyordu?  

Gözlerinin hüzünlü bakışlarından sorularına cevap arıyor gibiydi 

"Sizlere yük oldum, zahmet verdim." diyordu.

Yaşadığı büyük acının tesiri hafızalardan silinmeyecek türdendi.

Yaşadığı ağrıya tahammül edemiyor.

Göz yaşları içinde inleye,inleye günün aydınlığına kavuştu.

Henüz şafağın arefesinde "bana müsade" dedi.

Gitti.

Yorgun,

Yoksul, 

Ve hastaydı. 

Garip ve garibandı.

Kimsesi vardı ama kimsesi yok gibiydi.

"Çaresizlik, yalnızlık, terkedilmişlik, bunlardı sadece hissettikleri..." 

Takdiri ilahinin tecelli ettiği güne kadar sahipsizdi.

Gitti önce köyüne sonra ebediyete göçtü.

İki üç gün sonra köyünde mide ağrıları tutmuş bir su arığına düşmüş inlemeleri duyan komşuları farketmiş eve getirmişler saatler içerisinde hakkın takdiri tecelli etmiş ALLAH'ın rahmetine kavuşmuş.

Bütün eş,dost,akraba, komşu ve kardeşleri üzerlerine düşeni yapmışlar.

Yaşarken iyi ve kötü günlerde varlığını unuttukları, değerini bilmedikleri,yanlız bıraktıkları şahsiyetini  ebediyete intikalinde yanlız bırakmamışlardı.

 
Etiketler: VİCDAN, ve, MERHAMET, HERKESE, NASİP, OLMAZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Ekim 2026
SOĞUK ÇEŞME KAVURMASI
24 Okunma.
21 Ekim 2026
YAĞMURLU BİR GÜNÜN YÜREĞİ MERHAMETLE DOLU İNSANLARI
119 Okunma.
21 Eylül 2026
DUVARLARIN İÇİNDE BOŞ ZAMAN YOK
210 Okunma.
11 Eylül 2026
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
193 Okunma.
20 Ağustos 2026
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
264 Okunma.
01 Ağustos 2026
Rençber Aziz
365 Okunma.
22 Temmuz 2026
Taner Balat İçin Çaba Gerek
324 Okunma.
14 Temmuz 2026
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
414 Okunma.
02 Temmuz 2026
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
406 Okunma.
22 Haziran 2026
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
464 Okunma.
10 Haziran 2026
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
457 Okunma.
01 Haziran 2026
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
462 Okunma.
23 Mayıs 2026
FEYZİ BABA
552 Okunma.
18 Mayıs 2026
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
646 Okunma.
10 Mayıs 2026
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
656 Okunma.
03 Mayıs 2026
KABAĞINDA BİR AHI VAR
572 Okunma.
22 Aralık 2025
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2214 Okunma.
15 Aralık 2025
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1616 Okunma.
24 Kasım 2025
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2253 Okunma.
19 Kasım 2025
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1659 Okunma.
13 Kasım 2025
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1748 Okunma.
07 Kasım 2025
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1665 Okunma.
30 Ekim 2025
O’NUN YANLIZLIĞI
1847 Okunma.
23 Ekim 2025
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1735 Okunma.
16 Ekim 2025
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1680 Okunma.
07 Ekim 2025
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1950 Okunma.
29 Eylül 2025
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1647 Okunma.
18 Eylül 2025
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1731 Okunma.
13 Eylül 2025
Bingöl ve 7 Kardeşi
1923 Okunma.
08 Eylül 2025
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
2013 Okunma.
05 Eylül 2025
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1702 Okunma.
21 Ağustos 2025
Aynalara Bakalım
1937 Okunma.
28 Mayıs 2025
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1958 Okunma.
25 Mayıs 2025
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1807 Okunma.
20 Ekim 2023
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3267 Okunma.
02 Ekim 2023
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
3013 Okunma.
20 Eylül 2023
YEĞLEMEK
2872 Okunma.
13 Haziran 2023
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8675 Okunma.
23 Mayıs 2023
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4940 Okunma.
01 Mayıs 2023
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5395 Okunma.
06 Nisan 2023
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
6092 Okunma.
20 Mart 2023
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
6110 Okunma.
15 Mart 2023
YÖNETİŞİM
5360 Okunma.
16 Şubat 2023
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6252 Okunma.
23 Ağustos 2022
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11324 Okunma.
08 Ağustos 2022
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8720 Okunma.
02 Ağustos 2022
SÖZÜN DEĞERİ
8333 Okunma.
26 Temmuz 2022
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8285 Okunma.
18 Temmuz 2022
KARER YAYLASI
9467 Okunma.
12 Temmuz 2022
KARA MAHMUT
8817 Okunma.
04 Temmuz 2022
KİĞI'YA DAİR
9331 Okunma.
29 Haziran 2022
AYNI YERDE DURUYORUZ
9047 Okunma.
23 Haziran 2022
A KUŞAĞI
9240 Okunma.
08 Haziran 2022
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10340 Okunma.
26 Nisan 2022
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13244 Okunma.
24 Mart 2022
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13136 Okunma.
Haber Yazılımı