Hasan TOSUN BİNGÖL'DE SATRANÇ
Yazı Detayı
08 Ağustos 2022 - Pazartesi 19:04 Bu yazı 8720 kez okundu
 
BİNGÖL'DE SATRANÇ
Hasan TOSUN
 
 

"Satranç tahtasında dünyadaki tüm denizlerde karşılaşacağınız maceralardan daha fazlası vardır." Pierre Mac ORLAN

Satranç uzun bir geçmişi olan kadim bir entelektüel oyundur.

"Satranç spor, bilim ve sanattır." deniyor.

Eğitim - Öğretimde başarıyı artıran etkisi otoriteleri tarafından ifade ediliyor.

Kişiliğin gelişimine etkisi olduğu biliniyor.  

Mantıklı düşünmeyi sağlıyor, davranışları planlamayı öğretiyor, odaklanma ve konsantrasyonu arttırıyor.

Azimli olmayı teşvik ediyor. 

Satranç oynarken, insan kişiliğinin birçok özelliği kendini gösteriyor, bu nedenle  psikoloji ve pedegojide (eğitimbilim) araştırmaların konusu oluyor.

Araştırmalar sonucunda : 

Kişiliği ve karakteri olumlu yönde etkileyerek gelişmeyi,

Hızlı düşünmeyi ve öngörülü doğru karar almayı,

Özgüven duygusu aşılamayı,

Kendi yeteneklerini tanımayı,

Öğrenme ve kavrama hızını artırmayı.

Başarılı olmayı, sistemli ve disiplinli bir çalışmayı,

Başarısızlıklar karşısında pes etmeyerek daha çok çalışmayı,

Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi ve kazananı kutlamayı,

Kişinin sosyalleşmesi ve sağlıklı ilişkiler kurmasını geliştirmeyi ne yönde etkilediği ile ilgili sorulara müspet sonuçlar verildiği dile getiriliyor.

Satranç oyunu iki kişi arasında siyah ve beyaz  altmışdört karelik alan olan satranç tahtası üzerinde otuz iki adet taş ile oynanır. 

Oyuncuların karşılıklı bir hamle yapmasıyla oyun gelişir. 

Oyunun başında beyaz ve siyahların onaltı taşı bulunur. 
Bunlar şah, vezir, iki kale, iki fil, iki at ve sekiz piyondan oluşur. 

Oyunun amacı kendi şahını muhafaza ederek rakibinin şahını mat (hareketsiz bırakmak) etmektir.

1886'dan bugüne tüm dünyada yapılan satranç müsabakaları düşünce, planlama ve kombinezonlarla ( oyunculardan birine durum üstünlüğü, taş kazancı veya mat şeklinde bir avantaj sağlayan zorunlu hamleler dizisi) ilerleyen satranç oyunu daha da popüler oldu. 

1500 yıllık geçmişi ile  oyun M.S 6. Yüzyılda Kuzey Hindistan'da doğdu.

İran'ın ardından araplar İran'ı fethettiğinde, satranç İslam dünyasına, İspanya fetihleri yoluyla Güney Avrupa'ya ulaştı.

Satranç oyunu bulaşıcı bir humma gibi yayılıyordu.

Rusya'yada bulaşan köklü bir tarihe sahip satranç oyunu arkeolojik kazılarda elde edilen buluntularda da tespit edildi.

Mısır Piramitleri'ndeki kabartmalarda bu oyunun izlerine rastlandı.

Prototipi (ilkörnek) "Çaturanga" ismiyle anılan satrancın Hindistan'dan sonraki yolculuğunda büyük bir hız görülüyor.

Asya, Avrupa ve Ortadoğu'ya yayılıyor.

15.yüzyıla gelindiğinde ise çoğu Avrupa ülkesinde kraliyet oyunu olarak görülüyor.

Zamanla oyunun kurallarında değişiklikler ile son halini 19. yüzyılda alarak günümüze gelmiş, popülerliğini sürdürüyor.

Modern turnuvalar düzenlenerek Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda doğan ve Modern Satranç'ın kurucusu olan  Wilhelm Steinitz 1886'da yapılan İlk Dünya Satranç Şampiyonası'nda şampiyonluk unvanını alıyor.

20.Yüzyılın ilk çeyreğinde 1924 yılında FİDE (Dünya Satranç Federasyonu) ve 1954'te de TSF (Türkiye Satranç Federasyonu) kuruldu.TSF 1962'de FİDE'nin üyesi oldu.

Dünyada ve ülkemizde satranç oyununun hızlı gelişimine ayak uyduramasada Bingöl'de satranç oyunu oynayan elit sayılacak küçük  bir topluluğun varlığından bahsetmek mümkün.

Bingöl Merkez'de sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen bazı hemşehrilerimiz rekreasyon (kişinin iş ve ihtiyaçlarından arta kalan zamanda gönüllü olarak yaptığı aktif veya pasif aktivitelerin tümü) zamanlarını satranç oynayarak değerlendiriyor.
Satranç tutkusu yıllardır süren bu kişiler. Yılın dört mevsiminde çok acil durumlar dışında rekreasyon zamanlarını satranç oynayarak prensip haline getirmişler. 

Yirmi yıl önce kış mevsiminde hafta sonları ilimizde sabahın erken saatlerinde odun sobasıyla ısıtılan,eski büyük pasajda merdiven altı satranç kıraathanesine gelen vatandaşlar, bir yandan çaylarını yudumlarken bir yandan da satranç oynayarak keyifli zaman geçiriyorlardı.

Özellikle kışın soğuk havanın, yazın ise sıcak havanın etkisini satranç oynarken o küçük mekânda paylaştıkları samimiyetin oluşturdukları dostlukları ile kırıyorlardı.

Her yaş ve meslekten kişilerin olduğu profillerinin,etiketlerinin,makamlarının unutulduğu o mekân ve zamanda tek ölçütün nezaket,sevgi,saygı ve hoşgörünün yanı sıra müthiş ve yerinde yapılan esprilerdi.

Zaman değişti.

Mekân değişti. 

Yirmi yıl önce var olan dostluklar değişmedi.

Tek ölçüt: nezaket,sevgi,saygı ve hoşgörünün yanı sıra müthiş yerinde yapılan espriler değişmedi.

ALLAH rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.Aralarında takdiri ilahi ile ayrılanlar oldu. Her zaman rahmetle anıyoruz. 

Beklenmedik sağlık sorunlarından ayrılanlar oldu.Tez zamanda acil şifalar diliyoruz  dönsünler diye.
Başka illere gidenler oldu.En yakın tatili iple çekiyorlar ilk teneffüs zilinde gelmek şah ve mat etmek için.

Satranç tutkusu yıllardır sürüyor.

Gencinden yaşlısına oynuyorlar. 

Zamanlarını satranç oynayarak değerlendiriyorlar.

Hem eğleniyorlar.

Hem beyin fırtınası yapıyorlar.

- piyonu sür.

- yok yok vezir çık.

-şah çek.

-ne yapıyorsun vezirin gidecek.

- hop hop açmaz.

- vallahi sen bu oyunu öğrenemedin gitti.Gibi birçok cümle ile espriler,kahkahalar...

 Yengiler kişinin eseri  türkü söyletiyor.

Yenilgiler ise başkasına ait o konuda mütevazi olamıyorlar.

 Yardımlaşma ve dayanışma içinde bir oyunu on kişi oynuyorlar.

Satrancın yeri bambaşka.Onlar için vazgeçilmez bir etkinlik.

"Satranç bir spor,bir sanat,bir bilimdir." 

Belirli kuralları var.

Satranç iki kişi arasında oynanır. 
Ancak "Bingöl'de bu kural geçerli değil diyorlar gülümseyerek."

İstanbul'dan Bingöl'e gelen satranç tutkunu olan iki kişi satranç kıraathanesinin olduğunu duyuyorlar.

Heyecanla geliyorlar.

Oynamaya başlıyorlar.

Oyuncular ilk açılış hamlesini yaptıktan sonra maalesef oyuncular ikinci hamleyi yapmadan oyunu seyreden seyirciler oyunu oynayarak bitiriyorlar. 

Oyunculardan birine soruyorlar oyunu kim aldı diye?

Oyuncu "ilk hamleyi ben yaptım. Ama oyunu seyirciler aldı." diyor.

 
Etiketler: BİNGÖL'DE, SATRANÇ, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Ekim 2026
SOĞUK ÇEŞME KAVURMASI
18 Okunma.
21 Ekim 2026
YAĞMURLU BİR GÜNÜN YÜREĞİ MERHAMETLE DOLU İNSANLARI
119 Okunma.
21 Eylül 2026
DUVARLARIN İÇİNDE BOŞ ZAMAN YOK
209 Okunma.
11 Eylül 2026
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
193 Okunma.
20 Ağustos 2026
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
264 Okunma.
01 Ağustos 2026
Rençber Aziz
363 Okunma.
22 Temmuz 2026
Taner Balat İçin Çaba Gerek
323 Okunma.
14 Temmuz 2026
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
412 Okunma.
02 Temmuz 2026
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
405 Okunma.
22 Haziran 2026
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
462 Okunma.
10 Haziran 2026
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
457 Okunma.
01 Haziran 2026
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
462 Okunma.
23 Mayıs 2026
FEYZİ BABA
550 Okunma.
18 Mayıs 2026
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
646 Okunma.
10 Mayıs 2026
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
656 Okunma.
03 Mayıs 2026
KABAĞINDA BİR AHI VAR
571 Okunma.
22 Aralık 2025
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2214 Okunma.
15 Aralık 2025
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1615 Okunma.
24 Kasım 2025
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2253 Okunma.
19 Kasım 2025
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1658 Okunma.
13 Kasım 2025
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1748 Okunma.
07 Kasım 2025
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1665 Okunma.
30 Ekim 2025
O’NUN YANLIZLIĞI
1846 Okunma.
23 Ekim 2025
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1735 Okunma.
16 Ekim 2025
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1679 Okunma.
07 Ekim 2025
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1949 Okunma.
29 Eylül 2025
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1645 Okunma.
18 Eylül 2025
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1729 Okunma.
13 Eylül 2025
Bingöl ve 7 Kardeşi
1923 Okunma.
08 Eylül 2025
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
2013 Okunma.
05 Eylül 2025
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1702 Okunma.
01 Eylül 2025
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1864 Okunma.
21 Ağustos 2025
Aynalara Bakalım
1937 Okunma.
28 Mayıs 2025
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1958 Okunma.
25 Mayıs 2025
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1807 Okunma.
20 Ekim 2023
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3267 Okunma.
02 Ekim 2023
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
3013 Okunma.
20 Eylül 2023
YEĞLEMEK
2872 Okunma.
13 Haziran 2023
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8674 Okunma.
23 Mayıs 2023
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4940 Okunma.
01 Mayıs 2023
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5395 Okunma.
06 Nisan 2023
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
6092 Okunma.
20 Mart 2023
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
6110 Okunma.
15 Mart 2023
YÖNETİŞİM
5360 Okunma.
16 Şubat 2023
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6251 Okunma.
23 Ağustos 2022
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11324 Okunma.
02 Ağustos 2022
SÖZÜN DEĞERİ
8333 Okunma.
26 Temmuz 2022
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8285 Okunma.
18 Temmuz 2022
KARER YAYLASI
9467 Okunma.
12 Temmuz 2022
KARA MAHMUT
8817 Okunma.
04 Temmuz 2022
KİĞI'YA DAİR
9331 Okunma.
29 Haziran 2022
AYNI YERDE DURUYORUZ
9046 Okunma.
23 Haziran 2022
A KUŞAĞI
9240 Okunma.
08 Haziran 2022
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10340 Okunma.
26 Nisan 2022
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13244 Okunma.
24 Mart 2022
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13135 Okunma.
Haber Yazılımı