Hasan TOSUN Rençber Aziz
Yazı Detayı
01 Ağustos 2026 - Cumartesi 12:50 Bu yazı 286 kez okundu
 
Rençber Aziz
Hasan TOSUN
 
 

"Ey yolcu, dur. Otuz iki sene aydınlığın yüzünü görmedim. Aydınlığın değerini bil."

Sesin, insan bedeni, zihni ve ruhu üzerinde etkisi vardır.

İnsan yaşamı ve ruhu üzerinde can sıkıcı, nahoş hâllerin yanı sıra, insanın hoşuna giden çok güzel duygu ve düşüncelerin de varlığının sebebi olan sesin kompozisyonu karşısında şaşırmamak elde değil.

"Vay vay vay vay, vay vay ninna vay ninna."
diyen sesin yaşamım üzerinde yaratmış olduğu terapik etki, bu minvalde hatırımdadır.

O nedenle, hatırımda kalan sesin sahibini anmak ve yazmak istedim.

Aşağı Akpınar Köyü'nde (Vusfan) sağlıklı bir bebek olarak dünyaya gelmişti. 

Çok güzel ve şirin bir sabiydi.

Değerli anlamına gelen Aziz adını taktılar. 

Kızamıktan yaşamını yitirerek cennetin kapısından giren kardeşi Mehmet Hanefi'nin kimliğini verdiler ona.

Babaannesinin yaşanmış anlatımları ile yaşamı şekilleniyordu.

Vusfan'dan Çapakçur'a göç ettiklerinde üç yaşındaydı.

O zamanlar yaygın olan bir hastalığa yakalandı.

Başındaki yaralar gözüne de sirayet etti.

Aziz'in gözleri enfeksiyon kaptı.

Mevsim kıştı. 

Hava muhalefeti acımasızca kendini dayatıyordu.

Talihsizlik... Kader, Aziz'e sırtını dönmüştü.

Bin dokuz yüz elli beş yılında, babasının sırtında, doktorun olmadığı Çevlik'te, imkânların yetersiz kaldığı bir zaman diliminde, tıpta geleneksel yöntemler rağbet görüyordu.

Mikropları yok etmek için yer elması yaprağının öğütülüp şeker ile karıştırılması, ilaç olarak kullanılıyordu.

Ayağı taşa değmişti bir kez.

O güzel ve şirin çocuk, bahtsız Mehmet Hanefi'nin...
Tedavi sürecinin olumsuzluğunu Zeynep Köyü'nde Hatun Teyze, yüreği acıyarak dillendirdi.

Hatun Teyze, "Aziz bundan böyle asla göremeyecek." demişti.

Aziz'in dünyası karardı. 

Güneşin aydınlığından ve renklerin sıcaklığından mahrum kalacaktı. 

Renklerin nasıl olduğunu hiçbir zaman bilemeyecekti.

Sevenlerinin "Ah!" ve "Vah!"ları, ona olan şefkatlerinden kaynaklanan acımaları, onu rahatsız ediyordu.

Çok zekiydi, hafızası kuvvetliydi. 

O hâliyle oyunlar oynuyor, kavak ağaçlarına tırmanıyordu.

Kabına sığmayan, tüketilmesi gereken bir enerji ile yaşıyordu sanki. 

Durgun su misali durulduğunda ise daldığı kasvetli düşünceler eşliğinde zaman ilerliyordu.

Asabiydi. 

Bir nefes aldığı tütünün dumanından belliydi aydınlığa olan özlemi.

Düşünüyordu.

Düşüncelerinde sonsuz bir girdabın derinliği seziliyordu.

Babası onu çok seviyordu. 

Ona bir teyp almıştı.

Hafız olmasını istiyordu. 

Çok güzel ezan okurdu.

Depremde annesinin yaralanması, akabinde onu kaybetmesi, Aziz'i bir daha yıkmıştı.

Annesinin ardından, "Bingöl'de kalamam." diyerek Elazığ'a gitti.

Bakımlıydı. 

Giyimine özen gösterir, evden çıkmadan önce kıyafetlerini kontrol ettirirdi.

Renkli gözlüklerini uyurken çıkarırdı.

Aziz'in hafızlığının yanında, çocuk yaşlarda müziğe ilgisi de vardı. 

Şarkı, türkü söylerdi.

Zamanla Bingöl'e sığmaz oldu yüreği; nehir gibi aktı coşkunca.

Onun gibi sanatçı kardeşi Hasan Berdibek'le İstanbul'a, oradan da Almanya'ya gitti.

İstanbul'da kardeşi Hasan'la türkülerle konserden konsere koşuyorlardı.

Altı Nokta Körler Derneği'nin her kademesinde görev alan gayretli aktivistlerdendi.

Aziz, toplumsal sorunlara karşı da duyarsız değildi.

Bu duyarlılık, onun sanatına da yansıdı.

Makûs talihini değiştirmişti. 

O artık ailesinin, Vusfan'ın ve Bingöl'ün bir değeri olarak dünyada kültür elçisi diye biliniyordu, kanaatimce.

İşte o, yaşantısı ve kişiliği ile tüm sevenlerinin gönlünde, sanatıyla zirveyi yakalamıştı.

Maalesef kader çizgisi müsaade etmedi. 

O, yaz mevsiminin hüzünlü serin rüzgârlarının yokluğunda, bin dokuz yüz seksen sekiz yılının temmuz ayında aramızdan ayrıldı.

Aziz'i anlatmada eksik kalan bu satırlar vesilesiyle, Bingöl'ümüzün değeri olan Rençber Aziz'i; "Dılo Dılo" ile Bingöl'ü, "Vay vay vay vay, vay vay ninna vay ninna" ile toplumsal sorunları, "Çıra Çıra" adlı eserleriyle ise duyarsızlıkları dile getiren bir sanatçı olarak rahmetle anıyorum.

 
Etiketler: Rençber, Aziz,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Eylül 2026
DUVARLARIN İÇİNDE BOŞ ZAMAN YOK
130 Okunma.
11 Eylül 2026
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
138 Okunma.
20 Ağustos 2026
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
213 Okunma.
22 Temmuz 2026
Taner Balat İçin Çaba Gerek
261 Okunma.
14 Temmuz 2026
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
365 Okunma.
02 Temmuz 2026
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
343 Okunma.
22 Haziran 2026
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
400 Okunma.
10 Haziran 2026
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
407 Okunma.
01 Haziran 2026
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
415 Okunma.
23 Mayıs 2026
FEYZİ BABA
493 Okunma.
18 Mayıs 2026
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
574 Okunma.
10 Mayıs 2026
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
594 Okunma.
03 Mayıs 2026
KABAĞINDA BİR AHI VAR
511 Okunma.
22 Aralık 2025
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2158 Okunma.
15 Aralık 2025
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1560 Okunma.
24 Kasım 2025
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2195 Okunma.
19 Kasım 2025
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1608 Okunma.
13 Kasım 2025
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1694 Okunma.
07 Kasım 2025
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1620 Okunma.
30 Ekim 2025
O’NUN YANLIZLIĞI
1799 Okunma.
23 Ekim 2025
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1669 Okunma.
16 Ekim 2025
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1623 Okunma.
07 Ekim 2025
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1904 Okunma.
29 Eylül 2025
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1591 Okunma.
18 Eylül 2025
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1682 Okunma.
13 Eylül 2025
Bingöl ve 7 Kardeşi
1860 Okunma.
08 Eylül 2025
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1964 Okunma.
05 Eylül 2025
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1644 Okunma.
01 Eylül 2025
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1804 Okunma.
21 Ağustos 2025
Aynalara Bakalım
1882 Okunma.
28 Mayıs 2025
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1906 Okunma.
25 Mayıs 2025
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1760 Okunma.
20 Ekim 2023
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3215 Okunma.
02 Ekim 2023
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2969 Okunma.
20 Eylül 2023
YEĞLEMEK
2826 Okunma.
13 Haziran 2023
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8619 Okunma.
23 Mayıs 2023
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4893 Okunma.
01 Mayıs 2023
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5348 Okunma.
06 Nisan 2023
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
6041 Okunma.
20 Mart 2023
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
6060 Okunma.
15 Mart 2023
YÖNETİŞİM
5315 Okunma.
16 Şubat 2023
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6207 Okunma.
23 Ağustos 2022
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11272 Okunma.
08 Ağustos 2022
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8668 Okunma.
02 Ağustos 2022
SÖZÜN DEĞERİ
8278 Okunma.
26 Temmuz 2022
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8239 Okunma.
18 Temmuz 2022
KARER YAYLASI
9385 Okunma.
12 Temmuz 2022
KARA MAHMUT
8768 Okunma.
04 Temmuz 2022
KİĞI'YA DAİR
9277 Okunma.
29 Haziran 2022
AYNI YERDE DURUYORUZ
8996 Okunma.
23 Haziran 2022
A KUŞAĞI
9194 Okunma.
08 Haziran 2022
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10287 Okunma.
26 Nisan 2022
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13194 Okunma.
24 Mart 2022
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13088 Okunma.
Haber Yazılımı